“Şeffaflık sektörün en büyük ihtiyacı” — Röportaj
Ekşioğlu RAM Yapı Yönetim Kurulu Üyesi Yakup Tolgahan Ekşi, gayrimenkul sektöründe şeffaflık ve kayıt dışılıkla mücadelenin önemine dikkat çekerken, uygulamaya alınan düzenlemelerin piyasa gerçekleriyle uyumlu olması gerektiğini söyledi. MEVA sistemi, izahat süreçleri, satış-pazarlama dinamikleri ve geçmiş düzenlemelerin etkilerini değerlendiren Ekşi, sektörün doğru denetimle desteklenmesi çağrısında bulundu.
Yakup Tolgahan Ekşi "Gayrimenkulde Şeffaflık, Piyasa Gerçekleriyle Uyumlu Düzenlemelerle Sağlanır"
Ekşioğlu RAM Yapı Yönetim Kurulu Üyesi Yakup Tolgahan Ekşi, gayrimenkul sektöründe şeffaflık ve kayıt dışılıkla mücadelenin önemine dikkat çekerken, uygulamaya alınan düzenlemelerin piyasa gerçekleriyle uyumlu olması gerektiğini söyledi. MEVA sistemi, izahat süreçleri, satış-pazarlama dinamikleri ve geçmiş düzenlemelerin etkilerini değerlendiren Ekşi, sektörün doğru denetimle desteklenmesi çağrısında bulundu.
Gayrimenkul sektörü, ekonomik koşulların ve yeni düzenlemelerin etkisiyle dönüşüm sürecinden geçerken, sektör temsilcileri uygulamaların sahadaki yansımalarını yakından takip ediyor. Özellikle değerleme süreçleri, kayıt dışılıkla mücadele politikaları ve satış süreçlerine ilişkin yeni uygulamalar, sektörde farklı değerlendirmeleri de beraberinde getiriyor.
* Gayrimenkul sektöründe bugün nasıl bir piyasa düzenine ihtiyaç olduğunu düşünüyorsunuz?
Gayrimenkul sektöründe hepimizin istediği şey aslında çok net: Usule uygun, şeffaf, kayıtlı ve güven veren bir piyasa düzeni.
Ancak bunu sağlamak için kullanılan yöntemlerin de piyasa gerçekleriyle uyumlu olması gerekir. Çünkü zaten daralmış, alıcının temkinli davrandığı, üreticinin maliyet baskısı altında kaldığı ve satış süreçlerinin zorlaştığı bir dönemde; hatalı uygulamalar sektörü düzeltmek yerine daha da ürkütebilir.
* Son dönemde MEVA sistemi ve izahat süreçleriyle ilgili sektörde nasıl bir tablo görüyorsunuz?
Son dönemde MEVA sistemi ve buna bağlı izahat süreçleriyle ilgili sektörde ciddi soru işaretleri oluşmaya başladı.
Örneğin Heybeliada’da yaşanan bir işlemde; bir mülk 12 milyon TL bedelle satışa çıkarılıyor, 18 ay boyunca alıcı bulamıyor ve sonunda 9 milyon TL’ye satılıyor. Mülkün rayiç değeri ise yaklaşık 6 milyon TL seviyesinde. Alıcı ve satıcı işlemi usule uygun şekilde gerçekleştiriyor, gerekli açıklamaları ve belgeleri sunuyor. Buna rağmen vergi dairesi tarafından mülkün değerinin 23 milyon TL olduğu ifade ediliyor.
Burada haklı olarak şu soru ortaya çıkıyor: